← ANASAYFA
HABER

Kaleci eleştirisi bu kez farklı

Yazar
Spor Haber Editörü
25.11.2025 17:31
Kaleci eleştirisi bu kez farklı
Medya Siyah Beyaz yorumcusu Mustafa Otağ, Ersin'in, Samsunspor maçındaki performansını yorumladı.
Beşiktaş yine iki puan bıraktı – ve yine odakta Ersin Destanoğlu var. Ancak bu kez sadece kurtarışlar ya da hatalar üzerinden değil, daha geniş bir çerçeveden konuşuyoruz.
Niyet var – Teknik yok
Önce olumlu tarafından başlayalım: Ersin’in beden dilinde belirgin bir değişim vardı. Yüz ifadesi, vücut gerginliği, sahadaki duruşu – bugün bambaşka bir görüntü verdi.
Teknik açıdan yine iyi bir maç çıkarmamış olsa da, yaptığı kritik kurtarışla 1-2’yi engelledi ve takıma en azından bir puan kazandırdı. Bu takdiri hak ediyor.
Yine de temel görüşüm aynı:
Beşiktaş seviyesinde ne birinci ne de ikinci kaleci olarak Ersin yeterli değil.
Ama bugün en azından zihniyetinde bir değişim vardı. Bu da bir adımdır.
Hem yenen golde hem de kurtardığı bire bir pozisyonda aynı teknik hatayı yaptı.
Fakat bugün bu detaya girmiyoruz.
Hata Analizi: Sorun sadece kalede başlamıyor
Bu kez başka bir soru soralım:
Beşiktaş kalecileri neden bu tip durumlara bu kadar sık düşüyor?
Neden haftalardır kalecinin hatalarını konuşuyoruz da, o pozisyonlara gelinmesine sebep olan hataları konuşmuyoruz?
Elbette değişmeyen bir gerçek var:
Bir kaleci, oyuna aktif olarak dahil olduğu andan itibaren değerlendirilir – öncesinde ne yaşandığından bağımsız.
Yine de şunu görmek gerekiyor:
Bu problemlerin çoğu, oyun kurulumu ve savunma organizasyonundaki yapısal hatalardan kaynaklanıyor.
Düzen yok – oyun kuruluşu dağınık
Özellikle dikkat çeken bir nokta var:
Beşiktaş, bazen tamamen durağan bir futbola, bazen ise tam bir kaosa düşüyor.
Hücumda oyuncular birbirinin alanına giriyor, pozisyonlar iki kez dolduruluyor, net pas hatları oluşmuyor.
Sonuç: Top geriye dönüyor – baskı artıyor.
Buna hareketsizlik ve yetersiz rotasyon da ekleniyor.
Modern futbolda rotasyon, özellikle kapalı savunmalara karşı alan yaratmanın temel araçlarından biridir.
Ancak Beşiktaş’ta bu işlemiyor – çünkü çok basit bir sebep var:
Rotasyon sadece hareket değildir; pozisyonun devredilmesi ve devralınmasıdır.
Bir oyuncu yer değiştirir – diğeri o alanı doldurur.
Beşiktaş’ta ise bir oyuncu yerini terk ediyor ama kimse doldurmuyor.
Bu da boşluk yaratıyor.
Basit bir örnek:
•Sol bek kanat oyuncusunun yanından bindiriyor.
•Kanat oyuncusu merkeze kat ediyor.
•10 numara 8 numara gibi geriye geliyor.
•8 numara 6 numaranın bölgesine çıkıyor.
•6 numara boşalan bek pozisyonuna kayıyor.
Bu basit bir rotasyon zinciridir ama doğru pozisyon oyununun ne kadar karmaşık olduğunu gösterir.
Modern sistemlerde 6 numaranın stoperlerin arasına girip üçlü hat oluşturması da sık görülür; bu, beke çizgiyi açar.
Beşiktaş’ta ise: Devir yok. Sigorta yok.
Sonuç: Kontra için davetiye.
Bu durum öne geçtikten sonra yaşanan panik havasını da açıklıyor.
Beşiktaş kontrol ederek oynamak yerine geri çekiliyor – çoğu zaman da net bir plan olmadan.
Rakip geliyor, eşleşmeler kayıyor.
Adam adama mı? Alan mı? Belli değil.
Sonuç: Her uzaklaştırılan top geri dönüyor.
Alan daralıyor, hata riski artıyor.
Topu gelişigüzel vurmak istemiyorlar ama kontrollü çıkış için de seçenek yok.
Ve sonunda o hatalı pas geliyor – bugün olduğu gibi.
Gol – bu kez sorumluluk paylaşılıyor
Bugünkü gol de böyle bir hatalı pas sonrası geldi.
Ersin’in çıkışı teknik olarak kötüydü – ancak kusursuz çıksa bile bu gol büyük ihtimalle yine gelirdi.
Pas kendi oyuncusundan geldi, savunma çok derinde kaldı, top köşeye çok iyi gönderildi.
Kaleci hatası mı? Evet.
Ama pozisyonun doğuşu tamamen sistemsel bir hatadır.
Kısa süre sonra Ersin aynı teknik hatayla bu kez puanı kurtardı.
Ama şu gerçek değişmiyor:
Beşiktaş’ın kaleci sorunu çözülmedi.
Yorumcunun bunu “dünya klası” diye sunması tabloyu değiştirmiyor.
Bu, karanlık bir tabloda küçük bir ışık.
Görüş genişlemeli
Kaleciyi, takımın yapısal hataları nedeniyle sürekli zora düşerken her defasında tek başına eleştirmek çözüm değil.
Elbette hem savunma hem kaleci gelecekte de hata yapacak.
Ama her hafta aynı tip pozisyonlar yaşanıyorsa şu soru sorulmalı:
Beşiktaş kalecileri neden sürekli bu pozisyonlara düşüyor?
Sorun kalede başlamıyor – ama kalede bitiyor.
Saygılarımla
Mustafa Otag | Kalecinin Gözü